
O TAYDAN BU TAYA: REVAN’DAN IĞDIR’A BİR KAHRAMAN İZİNDE – KERBELAYI İSMAİL ÇİMEN
Halk tabiriyle “O taydan bu taya”, yani Revan’dan Iğdır’a uzanan bir yolculuk yaptım ve Azerbaycan Türklerinin milli kahramanı Kerbelayı İsmail Çimen’in anıt mezarını ziyaret ederek dua ve Fatiha okudum.
1870’li yıllarda Erivan’ın Vedi ilçesinde dünyaya gelen Kerbelayı İsmail, bölgede yaşayan Azerbaycan Türklerinin kahramanı olarak bilinir. Rusların desteklediği Ermeni çetelerine, Rus Çarlığı’na ve ardından kurulan Sovyetler Birliği’ne karşı savaşarak adsız bir Türk yiğidine dönüşmüştür.
1828’de Rus işgaline uğrayan İrevan Hanlığı, Azerbaycan hanlıkları içinde en stratejik bölgelerden biriydi. İşgal sonrası Ruslar, Erivan vilayetini kurarak Osmanlı ve İran’dan Ermeni nüfusu bölgeye yerleştirmeye başlamış, ileride kurmayı planladıkları Ermenistan’ın demografik temelini atmışlardı.
Vedili Kerbelayı İsmail Çimen, 1920’li yıllara kadar yüzlerce yıldır Türk yurdu olan Erivan ve çevresinde yaşamış; Ermeni çetelerinin katliamlarına karşı Türk ahalisini korumuş, Ermeni çetelerini ve Rus askerlerini dize getiren bir kahraman olarak varlığını sürdürmüştür.
Kerbelayı İsmail gibi yiğit Türk evlatları, Ermeni ve Rus işgal ile zulmüne karşı amansız bir mücadele verdi. Onların cesareti, bölgede yaşayan Türk halkına umut ve moral olurken, düşmanlarının yüreğine korku saldı.
Kerbelayı İsmail, yürüttüğü şanlı mücadele ile çevredeki masum Türkleri kanlı çatışmalardan ve pusulardan kurtarıp Aras’ın taşkın sularından geçirerek Iğdır’a, İran’a ve Azerbaycan’a ulaştırdı. Varlıklı ve geniş bir aileye sahip olmasına rağmen esarete boyun eğmedi; özgürlüğü için mücadele eden bir Türk yiğidi olarak yaşamayı seçti.
Öncülük ettiği mazlumların bir kısmını Taşburun köyüne getirdi; bir kısmı İran’a, bir kısmı Azerbaycan’a geçti. Abbas Kulu Bey ve adamı Halil’in öldürülmesinin ardından Sovyet hükümeti tarafından “halk düşmanı” ilan edildi. 1936 yılının ayazlı bir kışında akrabalarıyla birlikte bin bir zahmetle Aras Nehri’ni aşarak Aralık ilçesinin Aşağı Çiftlik köyüne geçti ve bir süre burada kaldı. Ardından, akrabalarının bulunduğu Taşburun köyüne yerleşti.
O dönemde 10 yıldır boş olan Taşburun köyü, Ermenistan’daki baskılardan kaçarak Türkiye’ye gelen 15 köyün insanına devlet tarafından tahsis edildi. Göç 1927’de başlamış ve 1937’ye kadar sürmüştür. Kimisi İran’a geçmiş, kimisi geri dönmüş; fakat büyük çoğunluk Taşburun’da yeni bir yurt kurmuştur. Bugün bile bu insanların kimliklerinde doğum yeri olarak “Revan” yazmaktadır.
Bir zamanlar nüfusunun %83’ü Türk ve Müslüman olan İrevan Hanlığı, Rusların desteklediği Ermeni yerleşimleriyle demografik olarak dönüştürülmüş ve Türk yurdunda Ermenistan kurulmuştur. Bu topraklardan sürülen 2,5 milyon Türk ve Müslüman bugün Türkiye, Azerbaycan ve İran’da vatan hasretiyle yaşamaktadır.
Taşburun köyü 1934’te nahiye merkezi olmuş, daha sonra belde statüsü kazanmış, nüfus düşüşü nedeniyle tekrar köye dönüştürülmüştür. Iğdır merkeze 22, Karakoyunlu ilçesine 7 km uzaklıkta olup Nahçivan ve İran’a giden uluslararası yol üzerindedir.
Soyadı Kanunu çıktığında Kerbelayı İsmail, doğduğu köy olan Çimen kentinin adını almış ve artık Kerbelayı İsmail Çimen olarak anılmıştır. Zengin bir bey iken yıllar içinde mücadelenin ağırlığıyla yoksullaşmış, 1948 yılında fırtınalı yaşamı Taşburun’da sona ermiştir. “Mezarım yol kenarında olsun” diye vasiyet etmiş, bu vasiyeti yerine getirilmiştir.
Bugün Kerbelayı İsmail Anıt Mezarı, Iğdır’ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Taşburun köyünde bir tarih nişanesi olarak durmaktadır.
Bu yiğit Türk evladı, zulme boyun eğmemiş; kahramanlıklarıyla birçok masum insanı esaretten kurtarmış, düşmanın yüreğine korku salmıştır. Uğrunda hayatını verdiği mücadelede sevdiklerini kaybetmiş, varlık içinden yokluğa düşmüştür. Ancak unutulmamalıdır ki, böyle kahramanlar tarihimizin temel direkleridir.
Her Türk evladı Kerbelayı İsmail Çimen’in anıt mezarını ziyaret etmeli, dua ve rahmetle anmalıdır.
Mekânın cennet olsun, Türk’ün şanlı evladı…




Rufat Gürel,
Tarihçi, Araştırmacı Yazar