Etiket arxivi: İlber Ortaylı

Mustafa Kemal Paşa hakkında

Öteden beri Gelibolu’daki Albay Mustafa Kemal Bey ve Filistin Cephesi’ndeki Mustafa Kemal Paşa hakkında olur olmadık yazılar yazılır. Ne yazık ki bu cepheler hakkında kalem oynatanların birçoğu tarih bilmez, okumaları eksiktir. Üstelik kasaba kültürüyle edindikleri birtakım önyargılar ve hurafeler, zihinlerinde adeta saplantı haline gelmiş ve ana motivasyonları olmuştur.

HAŞİYƏ

Sərraf Balaxan: “Bu Kişi 29 oktyabr 1923-cü ildə Türkiyə Cümhuriyyətini elan edəndə dünyada heç bir müstəqil türk dövləti yox idi.

Atatürk türkün dövlətçilik ənənəsi tarixdən üzülməyə qoymayan dahi Sərkərdədir.
Cümhuriyyətin mübarək, Türkiyə!
Şəkil 1912-də Trablis müharibəsində çəklib.”

Mustafa Kemal Paşa’nın Filistin’e ilk tayini de 1917 ortalarında Yıldırım Ordular Grubu kurulduğunda oldu. Bazı cahil kişilerin yazdığı gibi Gazze’den kaçıp kuzeye gitmiş değildir. Filistin’e ikinci tayini 1918 Ağustos’unda olmuştur. Suriye Cephesi’ne başkomutan olarak tayin edilen Liman Paşa’nın yönetiminde 7.Ordu’ya komuta etmiştir. Burada bahsedilecek tek şey, Mustafa Kemal Paşa’nın ricat (geri çekilme) denen olayı, elinden geldiğince düzgün ve tertipli bir şekilde yapmış olmasıdır. 20. yüzyılın büyük Türk mareşali ve etrafındaki isimler hakkında sürekli olarak dil uzatmak, bu kasaba münevverlerinin işi olan bir küstahlık ve hamakattir.

Trablusgarp’a gönüllü olarak savaşmaya giden, Sofya’da ataşemiliterken cephede ısrarla görev isteyen ve Çanakkale’de müstesna bir genç komutan olan Mustafa Kemal’i Filistin’den kaçmakla itham edenler, kasaba dedikoducularından başka bir şey değildir. Lütfen ufkunuzu ortaokul cehaletinin ötesine taşıyın. Çünkü bizim 1950’lere kadar nefis bir ortaokul ve lise eğitim sistemimiz vardı, ilkokulumuz da aynı şekilde sağlamdı. Ne yazık ki bu sistem harap edildi. Bu tipler, bu harap edilen sistemin ve niteliksiz hale getirilen kadroların ürünüdür.

Bunlara, öncelikle “Resimli Osmanlı Tarihi”nden başlayarak ansiklopedi maddelerine başvurmalarını ve son dönem Osmanlı ile Cumhuriyet tarihini doğru kaynaklardan okumalarını tavsiye ediyorum. Çanakkale’deki komutanların biyografileri hakkında, cephede nasıl savaştıkları, askerleriyle nasıl şehit düştükleri üzerine bir imtihana tutulsalar kaçı geçer acaba?

Mənbə və müəllif: İlber Ortaylı

İlber Ortaylının digər yazıları

İlber Ortaylı Naxçıvan barədə

Geçtiğimiz hafta dört gün boyunca Nahçıvan’daydım. Sevimli bir Güney Kafkas şehri… Binaların mimarisi, şehrin yeşilliği, bahçeli evler, üniversite ve resmi binaların mütevazı ama görkemli görünümü beni derinden etkiledi. İran, Avrupa ve Anadolu burada birleşiyor…

Fakat asıl dikkatimi çeken başka bir ayrıntı vardı: Köylerde bile müzik okullarının bulunması ve Nahçıvan Devlet Üniversitesi’nin 150 kişilik bir senfoni orkestrasına sahip olması. Gurur duydum, hayran kaldım ve ister istemez kendi kendime sordum: “Atatürk’ün musiki devrimi yaptığı ülkemizde niye yok?” Konferanslar, orada karşılaştığım sorular, gösterilen ilgi beni büyüledi. Rektör Prof. Dr. Elbrus İsayev ve Azerbaycan Ombudsmanı, değerli hukukçu Sabina Aliyeva’nın davetiyle çıktığım bu yolculuk içimi aydınlattı.

Nahçıvan, mutfağıyla, sanatıyla, kültürüyle bambaşka bir ruh taşıyor. Kafkasya, Azerbaycan’ın varlığıyla şekilleniyor. Haydar Aliyev’in de dediği gibi: “Bir millet, iki devlet.” Askerî, ekonomik ve diplomatik alanda sağlanan denge dikkat çekici. Cumhurbaşkanı temsilcisi Fuad Necefli Bey beni kabul etti. Bütün hemşerileri gibi musiki ve gramer bilgisinin getirdiği bir beceri var. İstanbul Türkçesi konuşuyor. Avrupa dillerine de hâkim. Türkçe anadilin verdiği bu özelliği maalesef bizim memleketimizdeki gençlik yanlış telaffuzla bozmaktadır. Yani artık Türkçeyi güzel konuşanları dinlemek için Azerbaycan’a gideceğiz. Azerbaycan halkı Türkiye’ye büyük bir ilgiyle bağlı; yayınlarımız takip ediliyor, tercümeler yapılıyor, üniversite gençliği Türk kültürüne gönülden yöneliyor. İki ülke arasındaki bağların en güçlü yönü sadece askerî ve ekonomik alanlar değil, aynı zamanda kültürdür. Bu da tarihsel mirasın doğal bir sonucudur.

Nahçıvan’ın havası, suyu güzel. Kırsal alandaki problemleri eskiye göre çok düzelmiş. Karayolları gelişiyor. Türkiye tarihiyle de derin bağlara sahip. Özellikle 15. yüzyıldan 20. yüzyıl ortalarına kadar süren yakınlık dikkat çekicidir. Bu özelliği her daim göz önünde bulundurmak gerekir. NDU her zaman hafızamda örnek üniversiteler arasında kalacaktır.

Mənbə və müəllif: İlber Ortaylı

İlber Ortaylının digər yazıları