
“Saçı” sözcüğü, Eski Türkçede “saç-” (serpmek, dağıtmak) fiilinden türemiştir. Bu yüzden sözcük hem eylemi (saçmak) hem de nesneyi (sunulan şey) ifade eder.
Örneğin:
“Saçı saçmak” = adak sunmak, ruhları memnun etmek.
Şamanist gelenekte evrendeki her varlığın —dağ, su, ateş, orman, gök, atalar— bir iyesi (koruyucu ruhu) olduğuna inanılır. Bu iyeleri memnun etmek, şükran göstermek veya koruma istemek için küçük sunular yapılır. İşte bu sunulara saçı denir.
Saçı, tam anlamıyla bir “küçük kurban”dır, fakat kanlı değildir. Çoğunlukla şu tür şeyler saçılır:
• Kımız (kısrak sütünden yapılan içki),
• Süt veya su,
• Yağ (özellikle tereyağı),
• Tahıl, un veya ekmek kırıntısı,
• Et parçaları (kurban sonrası paylaşılırken),
• Kumaş veya bez parçası (ağaçlara bağlanır).