
”Babam hamallık yaparken veremden öldü ama zaten daha önceden ölmüştü. Kardeşim Fatma ile beni vermişti. Çeyizimizi kendi eliyle arabaya bindirmişti. Gençliğimde hep aç ve sefil bir hayat yaşadık. Annem de zaten aç ve perişan bir hayattan dolayı kurtulamayarak öldü.
Babamdan geriye hiçbir şey kalmadı. Zaten bir şeyi de yoktu. Ama iyiliği, doğruluğu, mertliği bize bıraktı. Öyle bir insanın kızı olmaktan gurur duyuyorum. Devlet baba, babamı maaşa bağlayabilirdi. En azından son zamanlarında huzurlu bir şekilde ölmesi için imkan sağlanabilirdi. Babam devletin bir çivisinden bile faydalanamadı.”
(Seyit Çavuş’un kızı Ayşe Yıkar)