
BİR ÇİFT LALE
Halim baba bugün nedense üzgün. Bu yüzden yaşlı bayan “kahvaltı yap” demesina rağmen yola çıktı. Çoban kolunu beline dolayarak yürürken, uzaklara uzanan mavi bahçenin tazeliğiyle rahatlıyor, bazen de hüzünlü düşüncelere dalıyordu. Baba bahçeye değil doğru giden yol boyunca yürüdü. Yukarılara tırmandıkça bacakları yoruluyor, isteğine uymuyordu ama yüreğinin bir yerinde sönmemiş gençlik coşkusu onu yürümeye zorluyordu. Sonunda yukarı çıktı. Şiddetli rüzgarın etkisiyle derin-derin bir nefes aldı. Kemerini çıkarıp terli yüzünü ve gözlerini sildi. Aşağı baktı: “Hayat ne kadar güzel!” O anda büyük bir taşın altında görünen bir çift laleyi gördü. Ayağa kalktı ve uzun süre almaktan çekindi. Sonra bir şey hatırlamış gibi bir bıçak çıkardı ve kesti. Bir anda yaşlı bayanin güzel sesi duyuldu: “Çayını içemez misin Kadir?” Aslında gidip kahvaltı etse iyi olurdu… Bu duşunçeyle çiçeği alıp kucağına koyar ve eve gittı…
Yaşlı adam eşiği geçerken “Risol, hey, Risol” dedi.yaşlı olan bayan yaşlı adamı görünce masayı kurmaya başladı.
-Hey, önce bana bakmaya ne dersin?
yaşlı bayan onü bekleyen yaşlı adamın önüne yürüdü.
-Risol, bak sana ne getirdim.
Yaşlı bayan, yaşlı bir adamın elindegı laleye baktı ve atkısının ucuyla yüzünü kapatıp güldü.
-Yaşlandıkça romantic oluyorsun…
-Evet, kendimi on sekiz yaşında gibi hissediyorum. Yaa … Ne de olsa bugün tatıl… Hatırlıyor musun, savaş başladığında, biz çocuklar hiçbir şey bilmiyorduk, dağa tırmanmıştık… o anda benımkı değıl,Adılın lalesını almıştın.
“Onu rahat bırak.” Tablo ağaçsız gıttı…
Yaşlı bayan bir anda gözleri yaşlarla doldu.
“Üzgün müsün?” O zaman neden lalelerimi almadın? Gerçeği söyle. Adil’e gönulmu köydun?-Kadir (yaşlı bayan kocasına en küçük oğlunun adıyla hitap ediyordu). İlginç şeyler söylüyorsun. Eğer gönlum olmasa senınle evlenmazdım. O anda sizi kızdırmak için bılerek yapmışım…
O zaman “Neden mektubuma cevap vermedin?”
-Bir kadının sevgisinin gizlenmesi daha iyidir.
-O kadar sene yaşadık, çocuk, torunlu olduk. Senden kötü bir şey görmedim. Ama söyle bana, beni sevdin mi?
“Ah, aşk olsun sana, çocuklar duysa ne derler, aşk olsun sana, beyaz sakallı.” Bu artık bize uygun değil.
-Gerçeği söyle…
Yaşlı bayan yere baktı…
“Senin öldüğünü söyleyen kara bir mektup aldığımda bile umudumu kesmedim…
Yaşlı adam, saçları hafifçe çökmüş, beyaz saçları olan yaşlı bayana minnettar baktı.
Yaşlı bayan, “kocasından neyın var Kadir?” diye sordu.
-Kendım…
Yaşlı adam, yaşlandıkça küçük bir çocuk gibi kaprıslı olur, demek ister ama söyleyemezmiş gibi sokağa çıkdı. Yaşlı bayan uzun süre lalelere baktı, kokladı, sonra vazoya koydu.
O sırada oğlu Kadirjon düşüncelerini böldü:
-Laleler! Hey, onu kim getirdi?
-Baban. Dağa tırmandılar…
Kadirjon laleleri alıp dışarı fırladı:
-Babama teşekkür ederim. Yakında döneceğim.
Yaşlı kadın, gençliğinin anılarında kaybolmuş, sevinç ve acı dolu bir halde kapıya doğru gitti. Oğul komşu kıza bir şeyler demek ister, kızın elinde ise o laleler vardı…
Yazar: Lobar RUSTAMOVA,
Özbekistan Yazarlar Birliği üyesi.
Tərcümə: Cihangir NOMOZOV
Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana
===============================================
<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və WWW.USTAC.AZ >>>>
Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93 E-mail: zauryazar@mail.ru