
Yıkım ve sefalet!
Kükreyen bir savaş gibiyim, adım attığım her yer ıssızlığa mahkum
Ağlayıp sızlanıyorum
Hayaller ve üzüntüler dışında yoldaşım kalmadı
Ne nehir ne de okyanus gözyaşlarıma yetmiyor
Arzularımın meyveleri bilinmezliğin en sefil yerinden akıyor
Bana beni terk etmeyeceğine, zamanın ve huzurun gölgesi gibi yanında tutacağına söz vermiştin
Şimdi arkana bakmadan gidiyorsun
Omuzlarımı ısıtan güneşi, yüzümü serinleten esintiyi alarak
Bir zamanlar çiçek açacağımı söylemiştin, şimdi çiçeğimin dallarını kırıyorsun
Keşke develer ülkesini bilseydim
Belki de hüznün bütün kıvrımları bize hizmet ederdi
Belki de gözlerim vatanlarını terk edenlere uzaktan bakmak zorunda kalmazdı
Şimdi hayat bir dönüm noktasında, zaman parlıyor ve yabancı eller birliğin elbisesini yırtıyor
Acaba tekrar yas tutsam, ahlaksız sözler kendini toplar mıydı?
Ya da bir daha bir araya gelsek, hain fırsatçılar vatanı terk eder miydi?
Bak, sadece düşünüyorum
Senin gidişinle onurlar ve değişimler paramparça oldu
Pişmanlık dolu yalnızlığıma, karmaşaya ve sefalete geri döndüm, vatanımda sevinç şarkıları hüzünlü ağıtlara dönüştü
Bahçeleri çamurla dolmamış kimse kalmadı
Ve sen ayaklarını uzatmış, kanlı bahçelerden düşen elmaları yemekle meşgulsün
Yıkım ve Sefalet, tanıdık ve ayrılmaz bir çift haline geldi
mutluluk, bilinmeyen çöllere akıyor
16/09/2024-Paris
MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC
Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana
YAZARLAR.AZ
===============================================
<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və WWW.USTAC.AZ >>>>
Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93 E-mail: zauryazar@mail.ru