
Öykü: Ulusal bir dergide yayınlanmıştır.
BİZDEN OLMAZ
” Bizden olmaz ” dedi, kaşlarını kırıp bakışlarını yere savurarak.
” Sadece rüya, bir düş sadece, bizden olmaz. Ben o düşten uyandım, hem de sarsıla sarsıla. Çoktan geçmiş gitmiş bizden vuslat çağı. Çok yıllar önce yitirmişiz aslında birbirimizi. Bizden olmaz…
Gençliğimiz bitmiş, ışığımız titriyor, ümidimiz dinmiş. Mesela hiç çocuğumuz olmayacak. Umudumuz olmayacak yani. Kaçırmışız treni. İstasyonlarda bekleyişimiz boşa.
Hiçbir şeyin ilk heyecanını yaşayamayacağız! Tam da sükunet çağında kalbimizin ritmi artmayacak. Birbirimizi aradığımız o uzun yıllar çoktan eskitmiş bizi… “
Kadın hiç yanıt vermeden, sesini çıkarmadan dinledi sadece, bakışları masanın üstünde bir noktaya sabit şekilde. İki yudum aldığı çayı soğumuştu bu arada.
İkindi sonrası ve akşam öncesi, denize bakan kafeteryada karşılıklı oturuyorlardı belki bir saatten fazladır.
Sesini çıkarmamaya devam etti kadın ve adam da sustu. Denizden taraf uçan martıların çığlığı geliyordu. Hafif rüzgarlıydı hava ve güneş batmaya hazırlanıyordu.
Adam paketten bir sigara daha çıkarıp yaktı ve kadına uzattı. Ardından kendisi için de bir tane çıkarıp yaktı.
İkisi de derin derin çektiler dumanı içerilerine. Sükut devam ediyordu inadına. Zaten sakin olan kafeteryada da pek gürültü yoktu. Sessizlik etraflarında dolaştı durdu.
Garson boşları almaya geldi. ” Başka bir arzunuz var mı? ” diye sordu. Adam ” Sağ ol, bizim hesabı getirin lütfen ” dedi.
Garson giderken adam kadına baktı, ” Kalkalım artık ” dedi. Başıyla onayladı kadın.
Garsona hesabı ödedikten sonra kalktılar.
Güneş batmak üzereydi, hava kararma telaşındaydı. İlerideki rıhtım boyunca yürümeye başladılar. Yan yana sessizce yürürken adam kadının elini tutmak istedi, kadın geri çekti…
Müəllif: Faruk HABİBOĞLU
Oxuyun >> Gözündə tük var
Zaur Ustacın şeirləri haqqında