Etiket arxivi: Karalina Laurent Turunç

Caroline Laurent Turunc – Ben

Asi Nehrin Kayıp Kızı!

Sana çok şey anlatmak isterdim ama ağzımı açacak ne isteğim ne de gücüm var.

Sonra düşündüm: Sana ne söyleyebilirim?

Söylesem de söylemesem de senin için bir fark yaratmayacağını biliyorum.

Bu yalancı baharda hor görüleceğimi biliyorum.

Sana neler yaşadığımı, her asrın israfıyla nasıl yaşadığımı nasıl anlatabilirim?

Dilimdeki her kelime bal yerine zehre dönüştü.

Yas tuttuğum her haksızlığın acı tadı ağzıma yerleşti.

Ağlasam mı, gülsem mi, yoksa ölsem mi bilmiyorum.

Acımı paylaşacak kimsenin olmadığı bu dünyada ne diyeceğimi bilmiyorum.

Üzüntü, nankörlük, umutsuzluk ve pişmanlıkla çok iyi arkadaş olduk.

Bu çiçekli dünyada kapana kısılmışım.

Sanki erken doğmuşum ya da boşuna doğmuşum gibi hissediyorum.

Ah, kalbim, ağzımın ne kadar mühürlü olduğunu bir bilsen.

Benim için çok savaştığını biliyorum, umutla dolu olduğunu biliyorum, ama bahar, biliyorum ki zaman geçti ve sevinç de geçti.

Kuşların bile zar zor uçabildiği bu derin mavi gökyüzünde nasıl uçabilirim?

Bu kırık kalbe nasıl kanat takıp uçmasını söyleyebilirim?

Asi Nehri’nin suları kan kırmızısına döndü, dağlardaki kayalar kızıl kıvılcımlar saçıyor,

Ama biliyorum ki bir gün ansızın, göğün efendisi ay bütün karanlıkları aydınlatacak.

Biliyorum ki dünya cesaretini uyandıracak, kuşlar gökyüzünde özgürce uçacak, ağaçlardaki yapraklar yeşerecek.

Uzun zamandır sessiz olsam da unutmadım.
Nasıl gülümseneceğini, nasıl şarkı söyleneceğini ve nasıl neşeyle dans edileceğini.

Çünkü şarkılarım hala kalbimin yalnızlığında bana fısıldıyor.

İnan bana kalbim, bir gün bu kafesi kıracağım, bir gün onu korkunç ıssızlığına gömeceğim.

O zaman seninle sevinç şarabını içeceğim,

Çiçekler gibi şarkı söyleyip açacağım,

Baharda bir kuş gibi.

Vücudum ince ve narin olsa da,
Rüzgarda titremeyeceğim.

Eski çağlarda İpek Yolu’nun geçtiği, yerle gök arasındaki bağların örüldüğü ANTAKYA’nın kızıyım.

Hiçbir acı, hiçbir kayıp hissi beni yolumdan alıkoyamaz.

İşığın Şairi

20/09/2025-Paris

Müəllif: Caroline Laurent Turunc

P.S. Gel sevgili, …

Aşkı özlemle arayan birinin feryadı olduğu düşünülse de aslında bu çağın evreninin çöküşünü anlatan bir şiirdir.

#carolinelaurentturunc

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

ZAUR USTACIN YAZILARI


>>>> ƏN ÇOX OXUNAN HEKAYƏ <<<<

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Caroline Laurent Turunc – Anla beni sevgili…

Anla beni sevgili; artık güçlü değilim

Ben korkaklıktan nefret eden, gerektiğinde ölüme meydan okuyan güçlü bir insan değilim

Her güneş doğduğunda, asil süslü elbisemin içindeki tüm güneşi yok eden karanlık bir parlayan güneş gibi parlarım

Çöllerde yalnız bir yolculuğa sürükleniyorum

Sevdiklerimle ayrı ayrı çöllere düştüm
Keşke güçlü bir deve ya da görkemli bir at olsaydım

Yeterince aç olanlarla erzakımı paylaşmak zorunda kalmazdım.

Yoluma çıkan her yıldızda kötü şans ve adaletsizlik gördüm

Bir asır önce buraya geldiğimde
Herkese gülümseyerek cevap verirdim
İnsanların birbirine benzediğini sanıyordum, yanılmışım, yanılmışım

Keşke beni herhangi bir nehrin kenarında görseydin

Gecenin serinliğini ve gündüzleri katlandığım kavurucu sıcağı anlardın

Kılıfımda keskin bir Hint kılıcı değil, ne kadar sıradan keskin bir kılıç olduğumu anlardın

Erdemli elbisemi uyuyan Mısırlı muhafızlara teslim etmedim

Ne bedenim ne de dudaklarım

Geceler kemiklerimden utanmasın diye bedenimi ipek bir battaniyeyle örtmedim

Bir insanın kemerindeki en keskin silah cömertlik ve erdemdir

Yüreğimde öyle bir acı var ki, beni ısıran köpeklerin övüldüğü bir çağda neden yaşadığımı merak ediyorum

Ey gün doğumu, bana nasıl geldiğini bilmiyorum

Taşa mı dönüştüm, taş bana mı dönüştü, neye dönüştüm, kime dönüştüm?

Hiç bir bahar bana huzuru getirmedi

Uykuyu mahveden kadehteki kırmızı şaraptan başka çarem yok

Rüzgarı, sağanakları özlüyorum Şiddetli yağmurun sesinin uyuşukluğunu hissetmek istiyorum

Ayrıca güllerin her yoklukta arzuladığı şeyleri istiyorum

Güzel gözleri ve narin elleriyle kalbime ve ciğerlerime dokunacak bir sevgili istiyorum, koyu kırmızı şarabın tadı, kalbimi ferahlatan çiçek kokusu

Arzularım altın paralar veya pullar değil

Benim bineğim ayaklarım ve tenimin elbisesi

Bir insanın yeri güneşten yüksekse, kimse onu ne yükseltebilir ne de alçaltabilir

Ey sevgili, zamansız gelen ayak seslerini özlüyorum, sağırlar bile duydu sözlerimi, neden bu kadar sessizsin

Edebiyatıma bakan kör ben miyim?

At, nehirler, gece ve gündüz beni tanır

Kağıt, kalem, hatta dağlar ve tepeler beni tanır

Yüreğimi ısıtan bir dokunuş, özgürce akan bir nefes veya bir bakış alabileceğim en büyük hediyedir.

22/09/2024-Paris

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

P.S. Gel sevgili, …

#carolinelaurentturunc

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Caroline Laurent Turunc – Gel, gel…

Aşk Bir gizemdir!

Ey sevgili,dudaklarını uzat ,dudaklarım dudaklarınla konuşsun

Dudaklarına söylediğim ve söylemediğim her şeyi söylemek istiyorum

Kendin olmama izin ver, sana varlığımı göstereyim

Aşkın bir kırbaç gibi olduğunu biliyorum, hatta aşk Zehirin en güçlü halidir

Soğuk, parmaklıkların yakınındaki dondan daha soğuk

Kalbini benden çok uzağa saklama,

Bu çarpık soğuğun çıkmazında
Kalbimdeki ateş hala sıcak ve hala senin için parlak

Gel,gel sevgili

Gri bir şafakta seni bekliyorum

-Bak! Bahar gülümsedi, mor ağaçlar tomurcuklandı”

Biliyorum, biliyorum, belki de ben toprak ve taşa layık bir adam değilim

Belki de kalplere layık şarkıları asla söyleyemeyeceğim

Sadece Aşk’ın yedi kılıcıyla kana bulanmak istiyorum

Gel, gel,

Seninle yeni bir tanrı yaratalım

Bu tanrılar putlara tapıyor

Ben demir dağın aslanı olayım, sen büyük bir dağ ol

Gel, daha ne bekliyorsun, gel

Ellerini ver bana
Onları tanıdık ellerimde bırak

Ellerimiz bulutun sele konuştuğu gibi konuşsun

Çimenler ovalarla konuşsun

Yağmur denizle konuşsun

Kuşlar baharla konuşsun

Ellerimiz birbirine karışsın, ağaçlar ormanla karışsın

Sesin tanıdık sesimle karışsın

Gel, gel

Arsız rüzgar atların uzun yelelerini savurmadan

Umutsuzluğa kapılmadan yaşlanmanın yorgun adımları

haykırsın beni, sesin.

Kim bilir, belki biz kökleri kurumayacak, çiçekleri solmayacak yeni tohumlar ekeriz.

17/07/2024-Paris

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

P.S. Gel sevgili, …

#carolinelaurentturunc

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Caroline Laurent Turunc – Ey sevgili!

Ey sevgili!

Sonsuzluğun dışında, sonsuzluğa akan,

Ben bir nehrim, hazların tutsağı değilim

Zaman benimdir ve zamandan ben sorumluyum.

Hangi sözler bir mührü kırmadan kırılabilir?

Büyük acı ve büyük sevinç dışında

Hatırlamak, hatırlanmak, unutmamak ve unutulmamak

Ebedi kalbim, birçok kez kırılmış olsa da,
Sevmekten ve sevilmekten asla vazgeçmedim .

Ey sevgili, zihnimde gevezelik eden kusurlarla yalnızlığımı örtmeden,

Güneşin muhteşem ışığı altında çıplak dans etmek istiyorum

Sevgili, sözlerimi dikkatle dinle.

Hayatta tek bir gerçek vardır, zaman dilimi.

Sessizliğin sessizliğinde, her zaman sessizlik vardır

Her nehir taşları okşayarak akar, Seni hissetmek ve okşamak istiyorum, tenimin nehirleri sonsuzluğun topraklarına aksın

Bu dünyanın yaralarını ve değersiz eleştirilerini bir kenara bırakalım

Gel sevgili, yanıma uzan, çırılçıplak yatalım

Gökyüzünün mavisi üstümüzde dalgalansın

İçimizdeki hayatın sesi her esintiyle dans etsin ve sevişsin

Gel, sadece birbirimizi hissedelim, konuşmadan veya dinlemeden
Derinliklerimiz yüzyıllar boyunca huzur sağlasın

İstersen seninle körebe bile oynayabiliriz
Komşunun penceresine taş atalım, camı ve kapıyı kıralım

Bak, kalbim üzülür ve saklanırsa, beni bir daha bulman zor olacak

Bütün değerler işe yaramaz ve değersiz olacak

Ben yoksam, sen yoksan, mutlu şarkılar sonsuza kadar düşecek

O zaman hangi nehir sonsuzluğa akabilecek?

Hangi ağaç bizim yokluğumuzda yorulmaz ve dimdik ayakta kalır?

Unutma ki ne geçmiş ne de biz gelecek değiliz.

Zihin bir akrebin kuyruğu gibi kibirlidir.

Bu dünyada sadece aşk ve ölüm var.

Bütün hayat bir çırpıda geçip gitmez

Küreyle uyum içinde bir kırıntı olmalıyız
Gel ve boynumu kucakla, ateş bizi devirmeden ve biz ateşi devirmeden önce

Büyüyen her şeyle birlikte büyüyelim

Barış her zaman mutluluk şarkıları söylesin

Her baharda, her ölümden sonra yeni çalılar yaklaşan devrimlerin kokusunu duysun.

12/07/2024-Paris

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

P.S. Gel sevgili, …

#carolinelaurentturunc

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru


Caroline Laurent Turunc – Ey, karanlık gece…

Ey, karanlık gece…

Ey, karanlık gece, gerçekte muhteşem, kötülük taşıyan!

Ne zamana kadar ruhumu yakacaksın?

Kararsız bir aşığın hikayesi gibi oldum

Gece yarısı, umutsuz, acı dolu bir hüzün sardı yüreğimi

Çöl kadar korkutucu olsam da. Dağlar kadar korkutucu olsam da

Gündüzleri beni bir korkuluk olarak görsen de

Ve dünyanın acısının kadını olsam da

Ben nehirlerin akan suyuyum

Ay ışığının evrenin derinliklerinden ördüğü ışığın yansıması

Ya kalbimi sök

Ya gözlerimi sonsuza dek kapat

Ya da gözlerimden perdeyi kaldır

Öyle korkunç bir acıya düştüm ki yanlarım çiçek açmayan sonbaharlara döndü

Önceleri her yerim umut dolu çiçeklerle açardı
Şimdi her yerim kuru bir ormanda sulanmayı bekleyen kayıp umutlar gibi

Hain, sadakatsiz bir aydan düştüm ve koyunlara bilinmeyenin çobanı oldum

Vücudumun tüm yorgunluğu bir mülteci gibi kaburgalarımda oturuyor
Vadilerden denizlere uçan kuşlar gibi bilinçsizce hareket ediyorum

Ah, keşke tek gerçeklik bir mucize olsaydı

Keşke ay ışığı gece yarısı aniden kaybolsa ve güneş Gökyüzünü aydınlatsa ve bana yeniden doğum verse, annem

Gözlerim Soraya yıldızı gibi parlak ve Soraya yıldızı gibi sade ve berrak. “Gönlümün toprağı şelalelerle taşsın”

Asırlarca keder ve inzivada yaşamaya razıyım

Ah Hafız, bu yalnızlık gerçekten hangi kabileden geliyor, neden bu kadar aldatma ve yalan

Sanki bütün diller şarap ve kadehlerle yazılmış, bazen acı, bazen tatlı, bütün harfler sinsi bir sessizliğe teslim olmuş.

Ne oldu sevinçlere ve mutluluklara?

Ne oldu yüzümün rengine?

Sanki bir kervan gecede yol olmuş, dağılmış

Bu gerçekten ben miyim? Rengi ve teni solmuş, kanı çekilmiş, bu gerçekten ben miyim

Habeşistan dağları kadar umutsuz

Filistin kadar karanlık
Mezopotamya’nın işgal edilmiş nehirleri kadar çaresiz

Bu gerçekten ben miyim?

Bu gerçekten ben miyim?

04/07/2024-Paris

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

P.S. Şair şiirde kendi karamsarlığında ve sıkıntılarında boğulduğu algısını yaratsa da aslında burada çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekmektedir. Muhteşem bir yüzyılda olmamıza rağmen şair coğrafyalarda hala var olan acılara dikkat çekmek istemiştir.

.

#carolinelaurentturunc

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Caroline Laurent Turunc – Anlat bana!

Anlat bana!

Anlat bana sevgili, bana başka bir benle olan benden bahset

Gecenin soğuk ayazında beni kucakladığında kollarında uyumayı anlat

Gözlerin benden gelen sevgiyle dolduğunda beni tekrar hatırlamayı anlat

Ve beni özlemle öptüğünde, tüm unutulmuş parçalarım
Cömert yıldızların verdiği gecenin kehribar kokusunu soluduğumda hissettiğim sevinci hatırla

Bana kağıt ağaçların gölgesinde parlayan ay ışığından bahset

Uzun ağaçların arasında çığlık atarak ve kanatlarımı çırparak toprak yollarda sana nasıl koştuğumu anlat

Anlat bana sevgili
Parlayan ışıklarım sevgilimin çocuksu gözlerinin kalbini parçaladığında güneş nasıl soğudu

Ve yeryüzünün bereketleri nasıl yok oldu

Yeşil tepelerdeki çimenler nasıl kurudu

Ölüler toprağa sığmamıştı

Yalnızlığın oyuklarında
tüm boşluklar aniden doğdu
sevginin parıltısı
adanmış topraklardan geçti
ve her yerde kayıp kuzular vardı

Koyunların sesi, çobanın flütünün sesi, rüzgarla birleşerek sessizliğin sesini oluştururken, güvercinlerin yürek parçalayan çığlıkları duyulmadı.

Tarihin gül kokulu aşk soykırımında

Gecenin kalabalıklarla ve isyanlarla nasıl birleştiğini ve parlak, kutsal bir haleye nasıl dönüştüğünü anlat bana

Ah – hapsedilmiş aşk

Zehirli bulutlar
Yıkımın habercisi rolünü üstlenen peygamberler

Umutsuzluk dolu ihtişamın nefret dolu geceleri asla yenemeyecek

Ve ben yine sevgilimin kollarında olacağım,
aşk günahın tüm renklerinden arınacak

Gecenin en karanlık sokaklarında yürürken
Sevgi dolu gözlerinin denizinde boğulacağım
Dudaklarımı kederle öpeceksin

Ben, seni seven kadın, gece esintisi, saçlarının dalgası Ben arzu şehrinin yoluyum

Her gece güneşin kıyılarını teninin kokusuyla suluyorum.

12/06/2024-Paris

#carolinelaurentturunc

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Sessizlik kuşu en yüksek sesiyle çığlık attı…

Geç kaldığım bir yolculuğa çıkmak üzereydim

Sessizlik kuşu en yüksek sesiyle çığlık attı

Korku gözlerimden akıp yağmura karıştı

Aklıma daha önce hiç düşünmediğim farklı düşünceler geldi.

Gece yarısı aceleyle kapıyı çalan kimdi?

Atalarımın günahkar cehaleti
Neden yakınımda uluyor ve azap diyarının ovalarında rüzgar gibi esiyor?

Alacakaranlığın kanlı çukuruna
Yeşil topraklar diyarından gelen bilinmeyen adam kimdi?

Peki neden gelir gelmez güneşin sararmış altın rengi gölgelerine bakıyor?

Mevsimlerin kavşaklarından geçerken
Rüzgarlar onu buraya mı sürükledi?

binlerce sessiz kanarya
Boğazıma takılmış gibi hissediyorum

Keşke aşk her şeyi konuşabilseydi

Güneye ve doğuya bakan pencereden dışarı baktım ve özlemle dolu bir çift iri ela göz gördüm.

Yıllardır bu gözleri bekliyordum, uzun süre gözlerimi onlardan alamadım.

Siyah saçlı, ela gözlü adam bana doğru yürüyor, Mezopotamya’nın safir sokaklarının tozu hâlâ ayaklarında.

Sahra’nın çılgın akşamlarına doğru uzanan bin bir gece gibi

Rüzgarın devirmeye cesaret edemediği bir dağ gibi

Gökyüzü ve denizin birleşimi

Buluttan akan bir nehir
Ovada yetişen her otun çobanı

bilgeliğin ve yargının varlığı

Gökyüzündeki yıldızların altında kızıl deniz

Hayata dair iyi haberler getiren bir elçi
Sessizliğimin tüm renkleri

Sanki benim ruhum onun ruhuna yüzyıllar önce sahip olmuş gibi.

Sanki onun ruhu benimkine yüzyıllar önce sahip olmuş gibi.

O beni çok iyi tanıyor, ben onu çok iyi tanıyorum, bütün rüzgarlar tanıyor bizi.

Ey beni çiçeklendiren aşkın görkemi,

Adımı ve kalbimin anahtarını verdiğim adam

Ey kaybolan umutlarımın mutluluk kaynağı
Umut dolu gülüşünle erguvan ağaçlarına tomurcuk veren baharım

Elmacık kemiklerine hayran olduğum adam

Güneş batmadan, asker karıncalar yuvalarına dönmeden, göçmen kuşlar nervürlü dallarımda gecelemeden gel gel , seni çok özledim.

Sen kesinlikle tanrı değilsin/Kesinlikle şeytan değilsin
Aşkımızın bir hikayeyle bitmeyeceğini çok iyi biliyorum.

Parlak yalnızlıktaki bir kuşun sessizliği gibi sessizce yaklaş bana.
Bana ellerini ver
Sana yabancı olmayan ellerime dokun

Uzayan gölgen arzunun ve tutkunun salgılarını burnuma getirsin
Hüzün duvarının üzerinden geçen nefesin nefesimden geçsin

Tanrım, ne ağır bir gece, hiçlikle dolu
Sen ve ben ormanda saklanan korkunç uzun bir gölge gibiyiz

Gözyaşlarımızı kuru incir yapraklarının ardına saklamayalım, gözlerimizden akan her gümüş ve altın damlası susuz bakir toprakları sulasın.
Yüzyıllardır tenimin her kıvrımı senin tenine duyulan özlemle yanıyor.

Aşkının gelip beni çocukluğumun çemberinden çıkardığı günü unutalım. Dudaklarımdan gülümsemenin kaybolduğu, kalbimin göçlerinin kaldığı yeri unutalım.

Her bahar yeterince ayrı kalmadık mı?

Bak, çığlık atamıyorum
Günahla cehennem arasında sıkışıp kaldım

Sevgi dokunsun tenimize, saçlarımız birbirine yapışsın.
Göğüslerimiz mutluluktan çığlık atsın
Bilinmeyene doğru akalım,

Ruh’tan sonra beden birleşmeli ve saf kalan her şey
İhtiyaç sahiplerine dağıtılmalı

Dünyadaki acıların oğlu ve kızı olmalıyız
Vadilerin üzerinde uçan bir kartal sürüsü
Asla sonsuz uykuya dalmayan bir prens ve prenses
Bütün yanan mumların ışığını toplayan sonsuz bir ışık sürüsü

Mevsimlere giden her yolu aşkın en saf haliyle aşmalı, yokuşları defalarca tırmanmalı, ufuklara inmeli, tüm varoluş meşum ve vahşi gecemizin hazzıyla inlemeli.

Sen ve ben, biri bilgelik, diğeri sonsuzluk


25/05/2024-Paris

#carolinelaurentturunc

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Caroline Laurent Turunc – Süngüdeki çiçek!

Süngüdeki çiçek!

Avucumun içi bir el feneri gibi parlıyor:
Sanki karanlığa karşı bir savaşa girmişim;

İçimde çözemediğim bir endişe

Ölülerin öldüğü yerde sallanan boş beşikler bana doğru yürüyor.

Derinlerden gelen bir güneş gibi
Hala gri evreni aydınlatmaya çalışıyorum

Yere düşen her yağmur için
Gözyaşlarım tükenene kadar ağlarım

Alacakaranlığın kanlı çukurunda tanıdığım ve tanımadığım birçok çıplak kadın için ağlıyorum

Kalbime layık olmayacak olanlara
Aşkın yedi kılıcını kana boyayanlara
Ve boğazından kan kusana kadar
En güzel isimleri kirletenlere ağlıyorum.

Çelik gövde:
ölümünün sırrı
varoluşa
yankıya
Acıyı çok seviyormuşum gibi her şeyi ve her acıyı kucakladım.
Ve yalnızlığın her acısına ağlıyorum

Yarını düşündüm ve ağladım.
Yarın limon ağaçlarının çiçek açması, güzel kokularının etrafa yayılması, kokudan rahatsız olup dallarını kıranlar olması korkusuyla ağlıyorum.

İpekböceklerinin sevgisiz koza doğurduğunu düşündükçe ağlıyorum.

Zamanından önce derisini değiştirmek zorunda kalan kara yılanın acısına ağlıyorum

Kendim dışında herkes için ağlıyorum

Ey tanrıların Tanrısı, Tanrım, sanki bu evrende bir tek ben varım, nedir bu yük?
Çığlık atmıyorum!
gömülmek istiyorum
Hareket edemiyorum
Neden sadece bir sesim
-Ben şekiller arasında bir şeklim-
Ve bunun hayatıma herhangi bir anlam kattığını düşünmüyorum

Peki neden o ben olamıyorum?
Neden o narin gül goncası gibi değilim ?
Neden herhangi bir ağacın kökü ya da ormandaki herhangi bir otun tohumu değilim?

Ben sadece başı öne eğik zavallı küçük bir kız mıyım?
Cennet miydim yoksa cehennem mi?
Ben bir varoluş biçimi değil miydim, yalnızca bir itaat ve tevazu biçimi değil miydim?

Ah karmaşık umutlar
Ben sadece Aşk’ın ellerini tutmak isterken, ömrümü her çatıyı tutarak geçirdim.

tanıdık ellerimle ellerine dokunmak
Gecikmelerimizi aşkla yaşamak istedim
Konuşmak istedim
sel ve bulut gibi
ovalar ve çayırlar gibi
yağmur ve denizin konuşması gibi
baharla dans eden bir kuş gibi
ağacın ormanla konuşması gibi

Sonra köklerine inmek, seni tanımak, seni anlamak istiyorum çünkü, çünkü
Sesin bana tanıdık sesimi hatırlatıyor

Bak, duyuyor musun?
Ağaç ormanla konuşuyor
Dikenlerle oynayan küçük otlar ne kadar güzel
Büyük evrenlere sahip yıldızlar her yere dağılmış durumda

Ah, ah sevgili
Yaralarını çok iyi anlıyor ve biliyorum.
Bütün dudaklar için dudaklarınla ​​çok kez konuştum
Ellerim ellerini çok iyi tanıyor

Pırıl pırıl yalnızlığında seninle çok ağladım.
Yaşayanlar ve yaşayamayanlar uğruna.

Karanlık mezarlıkta seninle birlikte kaç asır solmuş çiçekler için dua ettiğimi unutmadım!

En güzel şarkıları seninle söyledim
Çünkü her baharın ölüsü,
Hayatta en çok aşık olanlar onlardı.

Ve çok iyi biliyorum

Atlılar durmamalı
Alarm zilleri çalarken
Yanmış çitin yanında
İnsan sessiz kalmamalı

Çünkü yaralar aynı
Ve yaranı anlıyorum
Çünkü benim iç sesim senin iç sesini biliyor
Sesim sesine benziyor

Hadi seninle yalnızlık hakkında konuşalım
Dudakların bana güzelliği fısıldasın
Tenin tenimi kucaklasın, bedenlerimizden aksın, aşk şehveti zeytin ağaçlarını, çorak tarlaları sulasın.

Bedenimizin her kıvrımı sonsuzluğu yaratacak bir söz olsun, her asır arasında doğan bir gün doğumu gibi, her ışık yolundan geçen bir ışık olsun.

Gel gel hayata dair müjde veren elçi
Sessizliğin sesi olalım:

Mor tomurcuklar açmadan, soğuk kara rağmen baharlar gülümsesin

Hatırlıyor musun? Eski evimizin arka bahçesine diktiğimiz yaseminler o kadar güzel büyüdü ki çiçek açmaya başladı.

Gel, gerçekleşmemiş tüm hayalleri bir kenara atalım
Batan güneşin ateşinde
küle dönüşene kadar
Bizi zayıflatan her şeyi unutalım

Şimşeklerin isyankar çığlığı
Sabırsız bulutun rahminde
Döllenme anıdır.
Var olmak da var olmamak kadar acıdır. Özellikle ilkbaharda…”
24/05/2024-Paris

#carolinelaurentturunc

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Caroline Laurent Turunc – Tamamen Özgür.

Sen bulutların üzerinde yürüyen bir tanrıydın ve ben de bulutların üzerinde çıplak bir dağdım
Varoluşun tüm donuk aynaları, uzak dalgaların uğultusuyla dilimin ucuna yapışan bir hüzün şarkısını söyletiyor bana.

Derin düşünceler içinde derin bir nefes aldım
Seni aradım ve bulduğumda çorak topraklarda ıssız kalan üç taşla meçhullere doğru aktın.

Sana çıkan her yol gecenin karanlığına, içinden geçtiğim her çiçek bahçesi dikenli bahçeye dönüşüyor.

Saniyeler geçtikçe ruhum boğuluyor, ağaçlara tünemiş kuşlar çığlık atıyor.

Dehşetimin sessizliği sessiz mevsimler gibi köpürdü
Ayak parmaklarımın yankısı gökyüzünün yankısına karıştı
Aşkın zevkiyle
Ateşli dallarımdan kızıl nehirler akmaya başladı ve Akdeniz kıyıları boyunca uzandık .

Tenimizden fışkıran alevler bizi bayıltıncaya kadar Yemen hurması eşliğinde kırmızı şarabımızı yudumladık.

Çığların, dikenlerin arasında aşk acısıyla kanat çırpan güvercinler
Yüzlerce çıplak giyinmiş iri göğüslü kadın
Kirpiklerimin altındaki koyu gözlerim bana sinsice baktı

Uykusuz gecelerimde seni görmeye alışık değildim
Uzun yokuşlarda hissetmeyi beklemediğim bir şehvetle
Çıplak tenin benimkine dokunduğunda ürperdin
Vahşi atlar gibi dörtnala tarih sayfalarına koştuk

Bir veda gibi saran hüzün, tüberküloz gibi, sarı humma gibi, ateşle parlıyor
Ve vahşi bozkırların rüzgarıyla
Çığlığımızı yeşil gökyüzüne taşıdı

Sanki Tanrı ateşini isminden çalıp bana vermiş gibi
Bir parmağımda bulutları taşıyorum
Diğer parmaklarımla dokunduğum her şey önümde küçülüyordu.
kıyı denizleri
Sağımdaki sancak
çiçekli bahçeler
çocukluğumun anıları

Gözyaşlarımı tutan her şeyden, dehşetimin sessizliğinden kaçmak ister gibiydim.
gecikmiş duygularım
Ve her satırın ucunu ipek kıvrımlarının arasından geçiriyorum

Yağmalanmış arzularla geçiyoruz mor pencerelerden, palmiye ağaçlarından, taşlı tepelerden
Yüksek bir ışık gibi iniyorsun, gecenin karanlığı gibi zamana karışıyorsun.
Bir insan heykelinin bedenine inen ruh ışığının parıltısı gibi

Sokaktaki gölgem benim değildi
Sokaktaki gölgen senin değildi

Aşk saklandığı yerden çıktı
Kaldırımlar daraldı
Bütün kapılar küçüldü

Artık yabancı, bilinmeyen bir hayalet gibiydim
Vadiler kokulu tırnaklarımın altında çiçek açıyor
Tenler susuzluğunu giderdi , çalınan kalbin suyu aktı.
Bilinmeyen şeyler ortadan kayboldu.

En ufak detayları kar rengine boyadım
Bana herşeyi tattıran anlarla barıştım
Küçük penceremden dışarı baktım
Eski yaralarımdan çok uzakta
Varlığımın meyvelerini toplamanın keyfini çıkardığım bir yerdeyim

Tamamen Özgür.

20/05/2024-Paris.

#carolinelaurentturunc

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

YENİ KİTAB İŞIQ ÜZÜ GÖRÜB

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“ULDUZ” JURNALI PDF

“XƏZAN”JURNALI PDF

WWW.KİTABEVİM.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru

Karalina Laurent Turunç

BİLMİRSƏNMİ?!

Tanımırsanmı məni?!
Kimsəyə boyun əymərəm…
Boz buludlar
Səmada var-gəl edərkən
Axşamın xəfif küləyi əsərkən
Hələ zülmət gəmiyə minməmişkən
Bilirdim ki, yer üzü məzarlıq,
Ömrümün naxışları işgəncədir…

Sən öküzləri əhilləşdir
Kasıblar üçün beynini yorma…
Ağla indi, ürəyin boşalana qədər,
Doyunca ağla…
Halına yanmadığım
Şərq və Cənub üçün ağla
Parçalanmış duygular, ödənməmiş borclar və
Yerinə yetirilməmiş vədlər üçün ağla…
Göy üzünə boylan,
Bax, düz buraya,
Sabahın quşları qanad çırpır səmada
Torpaq nə gözəl tumurcuqlar verib
Sən və sevgin qəlbinin qapısına möhür vurarkən
Körpələr analarının döşlərindən zorla alınırdı.
Kaş görmüş olaydım,
Kaşki , qarışmayaydım demə əbəs yerə…
Daha heçnə söyləmə
İnamım qalmayıb sənə…
Amma ki, mən hər xəfif küləyə
Nəvazişlə sığal çəkdim
Bir əsrdən neçə eşq keçdiyini saymadan…
Əsrlərin zaman dilimini
Bütün planetləri yola salana kimi
Körpə bahar gələnə kimi
Sirr saxlayıram…
Sabahların birində
Gələcəklər uşaqlar…
Kim bilir, bəlkə də
Pəncərəmdən boylanıb
Sənə baxaram…
Göy üzü salam göndərəndə
Əllərimi yelləyərəm…

Və o zaman dərin bir
Ah çəkəcəksən
Kaşki heç yaranmasaydım deyə
Sahildəki xəyalları,
Küləyin səmadan yerə ələdiyi ulduzları
Aşağı -yuxarı boylanıb
Bir, iki, üç deyə
Saymağa başın qarışacaq…
Yeri- göyü yaradan Tanrının qarşısında
Kim ola bilərik ki, biz
Xırdaca varlıqlarıq,
Bir az cılız, bir az aciz…

Karalina Laurent Turunç


#carolinelaurentturunc

MÜƏLLİF: CAROLİNE LAURENT TURUNC

Ana dilimizə uyğunlaşdıran : TURAN NOVRUZLU

CAROLİNE LAURENT TURUNÇ

CAROLİNE LAURENT TURUNC

TURAN NOVRUZLUNUN YAZILARI


GÜNNUR AĞAYEVANIN YAZILARI

ÇİNGİZ ABDULLAYEV MÜKAFATI


>>>SATIŞDA OLAN KİTABLAR


Aşıq Qurban: -“Pərdəli gəzməyən nəzərə gələr.”

Mustafa Müseyiboğlu adına kitabxana

ZAUR  USTACIN  YAZILARI

> > > > MÜTLƏQ OXUYUN !!!

“ƏDƏBİ OVQAT” JURNALI PDF

“YAZARLAR”  JURNALI PDF

“XƏZAN” JURNALI PDF

WWW.BİTİK.AZ

YAZARLAR.AZ
===============================================

<<<< WWW.YAZARLAR.AZ və  WWW.USTAC.AZ >>>> 

Əlaqə: Tel: (+994) 70-390-39-93   E-mail: zauryazar@mail.ru